Lefkoşa’da ‘Emlak Dünyası’ isimli iş yerinde 5 Eylül’de patlayıcı madde ile gerçekleşen saldırı olayının zanlısı olarak tutuklanan Murat Şerifoğlu, yargılanmak üzere cezaevine gönderildi.
Patlamadan iki ay önce işyerine gidip “Çocuğumla görüşmeyeceksin” diye uyarıda bulunan ve patlamadan kısa süre önce de olay mahallinden araçla geçtiği tespit edilen Şerifoğlu’nun ayrıca, evinin bahçesinde kullanımındaki Van araçla motosikleti çaldığı ve evraklarının yakılmaya çalışıldığı tespit edilmişti.
Öte yandan patlayıcının nevinin hâlâ tespit edilemediği ve Türkiye’de bir polis memurunun DNA ve analiz sonucunu almak için bulunduğu kaydedildi.
“Patlayıcı madde kullanarak mala tahribat yapmak” ve “Kasti hasar” suçlamalarıyla tutuklanan zanlı Şerifoğlu, dün sabah Lefkoşa Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı.
Yargıç Zehra Yalkut Bilgeç’in huzurunda görüşülen davada, KKTC Başsavcılığı adına savcı Senem Palabıyık, tanık olarak Lefkoşa Polis Müdürlüğü’ne bağlı Adli Şube’de görev yapan polis çavuşu Mustafa Özmüezzin’i dinletti.
Mahkemede yeminli şahadet veren Özmüezzin, 5 Eylül saat 22.50’de Adli Şube’de bulunduğu sırada telefonla Özker Özgür Caddesi üzerinde faaliyet gösteren, Hasan Efe’nin işletmeciliğini yaptığı Emlak Dünyası isimli iş yerinin kuzey kısmındaki giriş kısmında bir patlama meydana geldiği ihbarını aldığını belirtti. Özmüezzin, yürütülen geniş çaplı soruşturmada, Şerifoğlu’nun ayrıldığı eşiyle ilişkisi olan Efe’nin, çocuğuyla görüştüğü gerekçesiyle, plakası olmayan bir motosikletle, henüz nevi belli olmayan bir patlayıcıyı söz konusu işyerine bırakmaktan methaldar olduğunu yineledi.
“Patlayıcı madde motosikletle bırakıldı ”
Mustafa Özmüezzin, olay mahallinde bir oto galerinin güvenlik kamerasının incelendiğini ve patlamadan 12 dakika önce, sanığa benzeyen ve kask takan bir motosiklet sürücüsünün olay yerine bir paket bıraktığını tespit ettiklerine dikkat çekti. Özmüezzin, ayrıca, patlamadan sonra da zanlı Şerifoğlu’nun aracıyla olay mahallinden geçerken görüldüğünü mahkemeye aktardı.
Mustafa Özmüezzin, zanlının iki günlük tutukluluk süresinde Değirmenlik’te kirada bulunduğu evin avlusunda, olayda kullanılan ve Güzelyurt’ta çalındığı bildirilen motosikletin evraklarının yarısının yanmış halde bulunduğuna vurgu yaptı. Özmüezzin, zanlının Lefkoşa’daki ikametgahında ise olayda kullanılan Panasonic pillerin bulunduğunu kaydetti. Van araçla Güzelyurt’a gidiş gelişi belirlendi
Mustafa Özmüezzin, zanlının 1 Eylül’de Van araçla Güzelyurt’a gittiğini ve dönerken muhtemelen aracın arkasında, çalınan motosiklet olduğundan, kapılarının tam kapalı olmadığının tespit edildiğini belirtti.
Özmüezzin, ayrıca Van aracın içinde kasket olduğunu, zanlının yeğeninden aldığını beyan ettiğini ancak bu beyanın doğru olmadığının tespit edildiğini anlattı.
Özmüezzin, zanlının komşusunun ambarında arama yapıldığını ve patlayıcıda kullanılan gübre ile mazotun bulunduğunu ve zanlının komşusundan 9 bin TL değerinde gübre aldığını kaydetti. Polis çavuşu Mustafa Özmüezzin, patlayıcının nevinin hâlâ tespit edilemediği ve DNA ve analiz sonucunun beklendiğini belirtti.
Motorun güzergahı üzerinde yapılan aramada bir çift eldivenin bulunduğunu söyleyen Özmüezzin, emareler üzerinde zanlının DNA’sının olup olmadığına dair rapor temin edileceğini kaydetti. Özmüezzin, patlama sonucunda söz konusu işyerinde 4 bin dolar zarar olduğunu mahkemeye aktardı.
Özmüezzin, zanlının motosikleti Güney Kıbrıs’a götürüldüğüne dair sözlü beyanı olduğunu kaydetti.
Zanlının 2017 ve 2011 yıllarında “Kanunsuz ateşli silah ve patlayıcı madde” suçlarından aleyhine dava getirildiğini söyleyen Özmüezzin, Güney Kıbrıs vatandaşlığı olan zanlının tutuklu yargılanmasını talep etti.
Savcı Senem Palabıyık, zanlının polise verdiği tüm beyanlarının tekzip edildiğine vurgu yapıp, benzer suçlardan yargılandığına ve hapis cezası aldığına dikkat çekerek, yargılanmaktan kaçabilecek olan zanlının tutuklu yargılanmasını talep etti.
Zanlının avukatı Doğa Zeki, müvekkilinin tutuklu yargılanması talebine itiraz ederek teminatla serbest bırakılmasını talep ederken, zanlı da suçsuz olduğunu ve komploya kurban gittiğini savundu.
Yargıç Zehra Yalkut Bilgeç, duruşma neticesinde zanlının methaldar olduğu suçların çok ciddi ve uzun süreli hapis cezası öngördüğüne bulgu yaparak, zanlının iki ayı aşmamak üzere hükümsüz tutuklu olarak cezaevine gönderilmesine emir verdi.
