Esnaf Zanaatkarlar ve Üreticiler Pazarlama Kooperatifi (EZKOOP) Başkanı Hürrem Tulga, zeytinyağı üretiminde yüksek maliyetler nedeniyle KKTC’nin rekabet gücünün düşük olduğunu söyledi. Tulga, zeytin üretiminde mekanizasyon ve sulama yatırımlarının kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
- “Elle hasat, maliyeti yükseltiyor”
- “İhracatta 1 Sterlin vergi rekabeti baltaladı”
- “Yüksek maliyetin nedeni vergi değil, verimsizlik”
- “Güney Kıbrıs’ta verim daha yüksek”
- “Çakıstez ihracatı 2026’da denenecek”
- “Üreticiye litre başı 450–500 TL”
- “Mekanik hasat başladı ama bahçeler uygun değil”
- “Kayıt sistemi zorunlu”
- “Kıbrıs zeytinin anavatanı”
“Elle hasat, maliyeti yükseltiyor”
Tulga, zeytinyağı ihraç eden ülkelerin avantajının, zeytin hasadını traktörlere bağlı makinelerle yapmaları ve sulamadan dolayı yüksek verim elde etmeleri olduğunu belirtti.
“Bizde zeytin hasadı elle yapılıyor. Bu da hem hasat süresini uzatıyor hem de maliyeti ciddi oranda artırıyor” dedi.
“İhracatta 1 Sterlin vergi rekabeti baltaladı”
Büyükkonuk Zeytin Üreticileri Tarım Kooperatifi’nin 2018’de üretime başladığını, 2020’de Gazimağusa Limanı’ndan İngiltere ve Avustralya’ya zeytinyağı ihracatı gerçekleştirdiklerini belirten Tulga, şunları söyledi:
“İngiltere’ye litre başına 1 Sterlin ek vergi ödeyerek ihracat yaptık. Bu da KKTC zeytinyağının İtalya ve İspanya gibi ülkelerle rekabet edebilirliğini baltaladı.”
Tulga, bu verginin kaynağının Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın 1994’te aldığı karar olduğunu, bu kararla KKTC ürünlerine yüzde 14 ek vergi uygulandığını anımsattı.
“Yüksek maliyetin nedeni vergi değil, verimsizlik”
Yıllık üretimin 300 ile 800 ton arasında değiştiğini belirten Tulga, 2020–2022 yıllarında 20 tonun üzerinde ihracat yaptıklarını, ancak 2023–2025 arasında yüksek maliyet nedeniyle ihracatın durduğunu söyledi.
“Yüksek maliyetin esas nedeni vergi değil; hasadın elle yapılması ve ağaç başı verimin düşük olmasıdır” dedi.
“Güney Kıbrıs’ta verim daha yüksek”
Tulga, Güney Kıbrıs’ta zeytin bahçelerinin sulamaya uygun ve makineli hasat için düzenli olduğunu belirtti.
“Sulama, zeytin ağacının verimini dört katına çıkarabilir. Bizde de sulama altyapısına yatırım yapılması şart” ifadelerini kullandı.
“Çakıstez ihracatı 2026’da denenecek”
Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında 2026’da çakıstez (yeşil zeytin) ihracatını deneyeceklerini açıklayan Tulga, “Yeşil zeytin mekanik olarak toplanamadığı için Güney Kıbrıs’ta maliyet daha yüksek. Bu, bizim için avantaj olabilir” dedi.
“Üreticiye litre başı 450–500 TL”
Tulga, Güney Kıbrıs’ta zeytinyağının değirmen çıkış fiyatının maliyet düşüklüğü nedeniyle daha uygun olduğunu, buna karşın kooperatifin 2024’te litre başı 450 TL, 2025’te 450–500 TL bandında ödeme yaptığını açıkladı.
“Mekanik hasat başladı ama bahçeler uygun değil”
KKTC’ye de traktörlü hasat makinelerinin getirildiğini, özellikle Lefke bölgesinde mekanizasyona geçildiğini belirten Tulga, “Pek çok bahçe bu makineler için uygun değil. Ancak artık yeni dikimlerde bu konuya dikkat ediliyor. Rekabet için 2–3 yıl daha gerekli” dedi.
“Kayıt sistemi zorunlu”
Zeytinyağı değirmenlerinde gelen zeytin ve çıkan yağ miktarının düzenli olarak kaydedilmesinin yasal zorunluluk olduğunu hatırlatan Tulga, “Yıllık rekolteyi izlemek ve üretim planlaması yapmak için kayıt sistemi şart” dedi.
“Kıbrıs zeytinin anavatanı”
“Kıbrıs zeytinin anavatanıdır. Muazzam bir geleceği var, ama doğru yapılırsa” diyen Tulga, Büyükkonuk Zeytin Üreticileri Tarım Kooperatifi paketleme tesisinin, Ada’nın en büyük ve en kaliteli tesisi olduğunu da sözlerine ekledi.

