O kürsü Hedonist (Hazz) Kürsüsüdür. Gözlemlenen kadarı ile sorun tepeden, tırnağa. Ne biçim bir kürsü, oturdunsa kalkması söz konusu olamıyor.
Partiler. Partiler kuruluyor ve o kürsüye doğru giderken bir birlerine sataşmaları, kapışmaları, boğuşmaları taraflı şekillerde izlemek, taraflı şekillerde yorumlar üste yorumlar yaparken ortada bir şeylerin gerçekleştiğini görmemek ne kadar acı vericidir. Bu bir Tiyatrodur. Ama izleyicisi birisine taraftır. Aktör bağımlısıdır.
Demokrasi üzerine, kardeşlik üzerine, özgürlük üzerine, birliktelik üzerine ‘Siyaset Felsefesi’ yaparken bir yerleri boş bırakmışsınızdır. Konuşmalar spekülasyona uğramıştır.
Ortada bir şey yok. Şu zengin dünyada genel olarak kim istek ve imkanlarını bir arada bulundura biliyor? Tamam da küçük şeylerle de mutlu olabiliyor insan. Zaten hayat küçük şeylerden oluşuyor biz seversek büyüyor. Bu ayrı konudur ama Siyaset’in içindesinizdir görüyoruz ve yaptığınız gerçek siyaset değildir.
Gerçek Siyaset Yönetme Sanatıdır. İnsanların duygularını okşamaktır. Siyaset de bir Sanattır. Bu Siyasetin Felsefesi var; Demokrasi, Özgürlük, Birlikte yaşama ve s. Acaba bu planlarınızın başında mı geliyoruz? Kaçıncı sıradadır bunlar? İlk sıradadır yoksa? Eğer öyleyse sondan ilk sırada olduğunu düşünüyorum.
Bu yazılar başta kendi ülkem olmakla Tek Gezegen adı altında var olan tüm demokrasiden yoksun devlet yöneticilerine aittir.
Şaire Yaz Dediler Bilmedi Neyden Yazacaq,
O qeder yazmaga şey var ki, sükutnan cızacaq.
Önce diktatoru seç, sonra da ki, tehqire keç,
Topluluq azlığa tabeyse herekat azacaq.
Bir olaq! Azad olaq! Budur heyatın ihtişamı
Sahib olmaq neyese, semimiyetler pozacaq.
”Yalan” addım atacaq, ”kin” ayaq tutub gedecek,
İnsanoğlu belece öz ayağ altın qazacaq!
Anar Suleymanli
