İki devletlilik siyaseti Cenevre görüşmelerinden sonra şekillendi ve uygulanmaya başlandı. Öncesine kadar iki tarafta federasyonu savunuyor içeriğinde anlaşmıyordu.
Hristodulidis: KIBRIS SORUNU OYUN DEĞİL…
Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in açıklamaları , Güney Kıbrıs’ta bu hafta kutlanan Paskalya yortusu çerçevesinde, dün Yunan Alayının (ELDİK) Athalassa’daki askeri kampına yaptığı ziyarette, Kıbrıs sorunuyla ilgili açıklamalarda bulunduğu ifade edildi.
Hristodulidis, basın mensuplarının, Rum tarafının son açıklamalarına tepki olarak KKTC tarafından yapılan açıklamanın kendisine sorulması üzerine “Kıbrıs sorununun kendileri açısından bir iletişim oyunu olmadığı gibi, sorumluluk yükleme oyunu da olmadığı” yanıtını verdi.
Uluslararası toplum veya herhangi bir üçüncü şahıs tarafından, müzakerelerin yeniden başlamasının iki devlet çözümüne ilişkin Türk yaklaşımı tarafından sağlanamadığının düşünülmesinin kendilerini memnun etmediğini de öne süren Hristodulidis, kendilerini ilgilendiren şeyin işin özü olduğunu ve işin özünün de çıkmazın nasıl aşılacağı olduğunu vurguladı.
Avrupa Birliğinin (AB) Kıbrıs sorununa aktif katılımına ilişkin önerisi konusunda spesifik bir şey olup olmadığına dair soruya karşılık ise Hristodulidis, teknokratik aşamada gelişmeler olduğunu ve çalışma arkadaşlarının ya AB üye devletlerinin yabancı liderlerinin çalışma arkadaşları, ya da AB’nin kurumsal organlarının başındaki kişilerle temasta olduğunu ifade etti.
Yapılması gereken bir ön çalışma olduğunu dile getiren Hristodulidis, Brüksel’den döndüğü zaman “şimdi diplomasinin zamanı olduğunu söylediğini” ve şu an bunun gerçekleşmekte olduğunu ifade etti.
Hristodulidis, Türkiye’deki seçimlerden hemen sonra somut eylemlere ve somut gelişmelere dönüşecek bir sonuç ortaya çıkmasını umduğunu da kaydetti.
Arşiv: Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Rum lider Nikos Hristodulidis ilk kez ara bölgede gayriresmi olarak görüştü. 23 Şubat 2022
ÇETİNKAYA SAHASI
Türk tarafının, Çetinkaya Taksim Sahası ve BM’yle birlikte düzenlediği bir etkinlikle ilgili olarak kapalı bölge Maraş’taki hareketlerinin kendisine sorulması üzerine ise Hristodulidis, bunun Rum Dışişleri Bakanlığının BM’yle birlikte ele aldığı konular olduğuna işaret etti.
Bir gazetecinin, Türk tarafının, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve BM Barış Gücü Misyon Şefi Colin Stewart’ın tutumuyla birlikte uygun bir zemin bulduğuna dair eleştirisi üzerine ise Hristodulidis, gerek Kıbrıs, gerek New York, gerekse de başka bir yerdeki BM yetkililerinin, çalıştıkları örgütün kararlarına bağlı olduklarını ifade etti.
Açıklamasında “kamuoyu önünde ne kadar az söylersek o kadar iyi” ifadesini de kullanan Hristodulidis, kendisini ilgilendiren şeyin, attıkları adımlar ve yaptıkları eylemlerin sonuçları olması olduğuna işaret etti.
BM’yle sürekli temasta olduklarını, bazı zorluklar bulunduğunu, öte yandan KKTC’nin faaliyetlerinden ötürü memnun olmadıkları birçok şey olduğunu ifade eden Hristodulidis, bu yüzden BM’yle sürekli temasta olduklarını sözlerine ekledi.
Hristodulidis açıklamasında “AB’nin, özellikle hedeflerinin çıkmazın aşılmasının olduğu mevcut aşamada, gösterdikleri çabada daha aktif bir şekilde yer almasıyla, karşılıklı kabul edilebilir bir duruma ulaşacakları olguların meydana gelebileceğini” savundu.
“Bugünkü durumla, yasadışı ve kabul edilemez durumla uzlaşmalarının söz konusu olmadığını” da ifade eden Hristodulidis, buna paralel olarak, çabalarının Yunan hükümetiyle her daim koordinasyon içinde ve Güney Kıbrıs’taki yeni hükümet olarak, Kıbrıs sorunundaki çıkmazın aşılması, müzakerelerin kaldığı yerden yeniden başlaması, aynı zamanda vatanın kurtuluşu ve yeniden birleşmesini sağlayacak olguların meydana getirilmesi olduğunu ifade etti.
CRANS MONTANA VE İKİ DEVLETLİLİĞE GİDEN SÜREÇ…
Haziran 1968’de Beyrut’ta başlayan ve 56 yılı geride bırakan müzakerelerin son ayağı İsviçre’nin Crans Montana kentinde 28 Haziran 2017’de gerçekleşti
Arşiv: Haziran 2017 İsviçre’nin Crans Montana kenti: Kıbrıslı Türk Mustafa Akıncı, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Rum lider Nicos Anastasiades
Garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin de katılımıyla yapılan konferansın üçüncü gününde Crans Montana’ya gelen BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, “toprak, siyasi eşitlik, mülkiyet, eşdeğer muamele ile güvenlik ve garantiler” üzerinde bir “paket anlayışı” önerisinde bulundu. İki taraf beş konu başlığında, garantör ülkeler ise güvenlik ve garantiler başlığındaki önerilerini sundu.
Rum tarafı ön şartlar ortaya koydu.
Kıbrıs Rum tarafının, gerek 5 başlıkta uzlaşmaya yanaşmaması gerekse çözümün uygulanmasının ilk gününden itibaren Ada’da “Sıfır asker – Sıfır garanti” tutumunu sürdürmesi nedeniyle Guterres, konferansın başarısızlıkla sonuçlandığını ilan etti.
Yunan (sağda), Türk (solda) ve İngiliz (sol 2.) Dışişleri bakanları ile BM genel sekreteri Antonio Guterres (sol 3.) ve Kıbrıslı Türk Lider Mustafa Akıncı (sağ 3) Rum Lider Nicos Anastasiadis (sol 2) 2017’de Crans Montana’da yapılan görüşme.
4. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıslı Rum Lider Nikos Anastasiadis’in maksimalist tutumuyla Crans Montana’da sonuç alınmasını engelleyenlerin başında geldiğini açıklamış ve bizim devrin son denemesi sözleriyle tepki göstermişti.
KKTC ve Türkiye, Crans Montana’da federasyon tezinin çöktüğünü ve başka bir seçeneğin konuşulması gerektiğini savunmaya başladı.
Ekim 2020’de Ersin Tatar’ın cumhurbaşkanı seçilmesiyle Kıbrıs müzakerelerinde bir fikir değişikliği yaşandı.
Arşiv: 27-29 Nisan 2021 İsviçre’nin Cenevre kenti – Türk lider Ersin Tatar, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Rum lider Nicos Anastasiades
Bu değişiklik, “Egemen eşitlik temelinde kurulacak, yan yana yaşayan iki devlet modeli” olarak lanse edildi.
Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ise Kıbrıs’ta konuşulacak tek çözüm modelinin, “Federasyon” modeli olduğunu savunmayı sürdürerek, BM kararlarına dayanmayan herhangi bir çözüm modelinin tartışılmasını reddediyor.
Arşiv: 27-29 Nisan 2021’de BM öncülüğünde İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılan, Kıbrıs’taki taraflar ve garantörlerin masada yer aldığı “5+1” formatındaki gayri resmi toplantıda da, resmi müzakerelerin başlaması yönünde yeterli zemin bulunamamıştı.