Haber Merkezi – M. İrşad Esen
Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma sonucunda İsias Otel’in yıkılmasına ilişkin iddianamede, otelin yapımına ilişkin ruhsat ve izinlerde çeşitli usulsüzlükler olduğu belirtiliyor.
Bu detaylar, otelin yapısal eksiklikleri ve usulsüzlükleriyle ilgili soruşturmanın boyutunu ve olayın ardındaki ayrıntıları gösteriyor.
Otelin ruhsatında 9 kat olarak belirtilen yapıda 13 kat olması, yapılan tadilatlar için başvuru yapılmış olmasına rağmen usulsüz bir şekilde gerçekleştirilmesi gibi konular iddianamede yer alıyor.
Ayrıca, otel inşaatının 1993 yılında başladığı ancak yapının ruhsatında “otel” olarak belirtilmediği, daha sonra yapılan tadilat başvurularında 4 yıldızlı otel belgesi alınması için girişimlerde bulunulduğu ifade ediliyor. Yapının taşıyıcı sisteminin betonarme karkas olarak belirlendiği, yapı statik hesaplarının ise bölgenin 2. derecede deprem bölgesi olmasına rağmen 1. derece deprem bölgesi yönetmeliğine uygun çözüldüğü, her odada 2 yatak olmak üzere otel içerisinde toplam 81 odanın mevcut olduğu belirtiliyor.
milliyet.com.tr’den Damla Güler‘in haberinde, 2003 yılında yapılan denetimde yapılan tespitler sonucunda otelin eksikliklerinden dolayı idari para cezasına çarptırıldığı belirtiliyor. Bu tür denetimlerde çelişkili ve eksik durumların tespit edildiği ve bu durumların belgelerde yer aldığı kaydediliyor.
OTEL SAHİBİNİN İFADESİ İDDİANAMEDE
Otel sahibi Ahmet Bozkurt’un ifadesine de iddianamede yer verildi.
Bozkurt şu ifadeyi verdi:
Oteli 1995 yılında kendim yaptım. Bu zamana kadar otele sadece 2018 yılında tadilat yapıldı. Bu tadilatta otele ısı yalıtımı yapıldı. Başka bir değişim yapılmadı. Otelde esaslı bir tadilat yapmadık. Herhangi bir şekilde kolon kesilmedi. Binanın statiğini bozacak işlem yapılmadı. Otel bugüne kadar mühürlenmedi. Bu iddialar asılsızdır”
OĞULLARI: İLGİMİZ YOK!
Ahmet Bozkurt’un oğulları Mehmet Fatih Bozkurt ve Efe Bozkurt da ifadelerinde sadece hissedar olarak göründüklerini otelle bir ilgilerinin olmadığını savunuyor.
OTEL ÇALIŞANLARININ İFADELERİ
Otel çalışanlarından olan;
Tanık H.G, Efe Bozkurt’un 2018 yılından sonra şehir dışından geldiği zamanlarda otelle ilgilendiğini,
Tanık C.G ise 2000 yılında otelin üst asma kat kısmına Ahmet Bozkurt’a yazıhane yapıldığını,
Tanık B.A ise 2005 yılından beri otelde çalıştığını söyleyerek, oteli Efe Bozkurt’un işlettiğini Ahmet Bozkurt’un ise tüm işleri koordine ettiğini,
Tanık M.K de otelin teras katından otele sonradan dahil edilen ve mutfak olarak kullanılan binaya bağlantı yapıldığını, anlattılar.
Tanık M.T, 2020 yılında otelde işe girdiğini söyleyerek, “Çalıştığım dönemde giriş resepsiyon katında bulunan müdür odasının yanındaki mescit için sonradan örülen ve bölünen tuğla ara duvar kaldırılarak müdür ofisi genişletildi” dedi.
SAVCI DEĞERLENDİRMESİ…
İddianamede savcının sanık Ahmet Bozkurt ile ilgili yaptığı değerlendirme şöyle:
”2014-2015 yıllarında yapılan değişiklikler ile otelde kapasite artışı olduğunun anlaşıldığı, bunun yanı sıra 2016 yılı içerisinde deprem güvenliğini göz ardı ederek proje dışı ruhsatsız kat yaptığı yapının taşıyıcı sistemine ek yük yüklendiği, yine alınan bilirkişi incelemesinde yapının beton kalitesinin her iki yönetmelik kapsamında da gerekli şartları sağlamadığı belirlendiği, bu yetersizlik ve eksikliklerin binanın yıkılmasında etkili olduğu…”
72 KİŞİNİN HAYATINA MAL OLDU
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Adıyaman’daki İsias Oteli’nde 39 kişilik Gazimağusa Türk Maarif Koleji Yıldız Kız ve Erkek Voleybol kafilelerinden, 3 veli ve 1 öğretmen kendi imkanlarıyla enkazdan sağ kurtulurken, 26 öğrenci, 4 öğretmen ve 5 veli olmak üzere 35 Kıbrıslı hayatını kaybetti. Ayrıca otelde, tur rehberi olan 37 kişi de yaşamını yitirdi.
Yıkılan, İsias Oteli’ne ilişkin 5’i tutuklu 11 sanık hakkında 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istenen dava 3 Ocak 2024 tarihinde başlayacak.
Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği, işlenen fiillerdeki kusur derecesinin “olası kast” olduğunu ortaya koymasına rağmen savcılığın kusur türünü ”bilinçli taksir” olarak takdir ettiğini,sanıkların, ”olası kast” ile yargılanması gerektiğini savunuyor.
Yargılama sonucunda bilinçli taksirle en fazla alınacak ceza her bir sanığa 72 can için toplam 22,5 yıl iken; sanıkların olası kasttan ceza almaları halinde her bir can için verilen ceza çarpılarak hesaplanıyor.
