Kıbrıs Türk Eğitimciler Sendikası (KIBTES), KKTC-TC arasında Gazimağusa’da İlahiyat Koleji açılması protokolünün Mecliste olumlu şekilde onaylanmasının çocuk hakları ve özgürlükleri temelinde değerli olduğunu belirtti.
Kıbrıs Türk Eğitimciler Sendikası (KIBTES) Başkanı Himmet Turgut yaptığı yazılı açıklamada, KKTC’nin 12 Mart 1996’da onayladığı BM Çocuk Hakları Sözleşmesinin, çocukların eğitime erişim hakkını güvence altına aldığı gibi, inanç özgürlüğü ve dini eğitim alma hakkını da çocuğun yüksek yararı ve onuruna saygı çerçevesinde tanıdığını söyledi.
Açıklama şöyle:
”Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 12 Mart 1996’da onayladığı BM Çocuk Hakları Sözleşmesi, çocukların eğitime erişim hakkını güvence altına aldığı gibi, inanç özgürlüğü ve dini eğitim alma hakkını da çocuğun yüksek yararı ve onuruna saygı çerçevesinde tanımaktadır. Bu haklar, çocuklarımızın ayrımcılığa uğramadan, baskı altında bırakılmadan ve çocuğun gelişimini zedelemeden kullanılmasını ve ebeveynlerin çocuklarının eğitimine yön verme hakkını içine almaktadır.
Çocuklarımızın milli ve manevi değerlere sahip, bilim ışığında yetişmiş, özgüveni yüksek bireyler olarak geleceğe hazırlanması; ancak sevgi dolu, güvenli, sağlıklı ve donanımlı eğitim ortamlarıyla mümkündür. Çocuklara yapılan her yatırımın, ülkemizin geleceğine yapılan en değerli yatırım olduğu unutulmamalıdır.
Bu bağlamda Kıbrıs Türk Eğitimciler Sendikası olarak, eğitim ve öğretim sistemimize, çocuklarımıza, velilerimize ve ülkemize bir yatırım olanağı sunan ve geçtiğimiz günlerde yüce Meclisimizde gündeme gelen KKTC-TC arasında Mağusa’da İlahiyat Koleji açılması protokolünün olumlu şekilde onaylanmasının çocuklarımızın hakları ve özgürlükleri temelinde değerli olduğunu ifade ediyoruz.
Bu süreçte ülkemizde temsil edilen bir kısım partilerin ve sözde eğitim sendikalarının çocuklarımızın uzun mesafeler kat ederek eğitim almaya çalışmalarını; öğrencilerimizin hem fiziksel hem psikolojik yükünü artırıp eğitim hakkının etkili biçimde kullanılmasını güçleştirmekte olduğunu görmek istemeyip ideolojik tutumlarıyla toplumu baskı altına almaya çalışmaları kabul edilemez bir tutumdur. Bu noktada yapmış oldukları kışkırtıcı açıklamaları reddediyor; bu kesimlerin halkın taleplerini dikkate almasını, toplumun herhangi bir şekilde ayrıştırılmamasına dikkat etmelerinin önemli olduğunu beyan ediyor, bu doğrultuda, eğitimde ayrıştırıcı değil birleştirici, yasaklayıcı değil özgürlükleri ve çeşitliliği gözeten bir yaklaşımın ülkemize güç katacağına inanıyoruz.
Konteyner okulların hâlâ var olduğu bir dönemde, çocukların daha nitelikli ve güvenli eğitim ortamlarına kavuşmasını sağlayacak her adım toplum yararınadır. Bu nedenle, atılan bu adımın değerlendirilmesi süreçlerinde Cumhuriyet Meclisi’nin sorumlu duruşunu tebrik ediyor, konuyu hakkaniyet temelinde ele alan Milli Eğitim Bakanına teşekkür ediyoruz.
Kıbrıs Türk Eğitimciler Sendikası olarak, çocukların haklarının korunması, toplumun bütünlüğü ve eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması yönündeki tüm çabaların yanında olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”
