UBP-YDP-DP Koalisyon Hükümeti’nin, AKSA’ya yeni alım garantili anlaşmaların da önünü açacak Kamu İhale (Değişiklik) Yasa Tasarısı’ndan yapmak istediği değişikliğe tepkiler nedeniyle eylemler ve grevler başlamıştı.
EL-Sen üyeleri Meclis önünde eylem yaparken çoğu sendikada bazı kurumlarda greve giderek destek verdi.
Çoğu dairede El-Sen’e destek grevi başladı
ERCAN’DA GREV YASAKLANDI
10 Nisan’da Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası (HTKS) Ercan Havalimanı’nda 24 saat greve gidildiğini açıklamıştı
Bakanlar Kurulu, Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası’nın Ercan Havalimanı’nda başlattığı grevi 60 gün süreyle erteledi.
Kararın, “Ulusal Güvenlik ve Kamu Güvenliği ve Elzem Hizmet olan Sivil Havacılık Hizmetleri ile Havaalanları Hizmetlerindeki düzeni bozucu nitelikte olması” nedeniyle alındığı belirtildi.
Süresiz grev resmen yasaklandı
EL-SEN İLE KTAMS’A YASAK GELDİ
Bakanlar Kurulu, 31 Mart’ta El-Sen’in grevini, 3 Nisan’da da KTAMS’ın Meclis çalışanlarıyla aldığı grev kararını 60 gün süreyle yasaklamıştı. KTAMS üyeleri ise ek mesaiye kalmayarak Meclis Genel Kurulu’nun yarıda kalmasına neden olmuştu.
Üstel Meclis personelini tehdit etti, yine de çalışmadılar
ESKİ Ombudsman Anayasa’ya aykırı BULDU
Eski Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) Emine Dizdarlı, Bakanlar Kurulu’nun, grev hakkını sınırlama yetkisini keyfi şekilde kullanmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu söyledi.
Grev hakkının, KKTC Anayasası ile güvence altına alınan haklardan biri olduğunu belirten Dizdarlı, bu hakkın kullanılmasının sadece “ulusal güvenliği, Anayasal düzeni, kamu güvenliğini veya Anayasa’nın herhangi bir kişiye sağladığı hak ve özgürlükleri korumak amacıyla” düzenlenebileceğini belirtti.
Grev yasaklanınca mesaiye kalmadılar
Dizdarlı açıklamasında şu detayları paylaştı:

“Bakanlar Kurulunun Anayasa tarafından güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin sınırlama yetkisini keyfi bir şekilde kullanmaması, Anayasa’nın kurduğu düzenin yok edilmesini veya tanınan temel hak ve özgürlüklerin ortadan kaldırılmasını amaçlayan hareketlere girişmesi ve faaliyetlerde bulunması Anayasa’ya aykırı ve hatalı olacaktır.”
“Anayasa’nın 54’üncü maddesi tahtında çalışanlar, işverenle olan ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal durumlarını korumak ve düzeltmek amacıyla Toplu Sözleşme ve Grev hakkına sahiptir.”
“Çalışanlar, işverenle olan ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal durumlarını korumak ve düzeltmek amacıyla toplu sözleşme ve her türlü grev hakkına sahiptirler.”
“Karar verilmiş veya başlamış olan bir grev genel sağlığı, ulusal ve kamu güvenliği, Anayasal düzeni bozucu olması hâlinde veya elzem hizmetlerde Bakanlar Kurulunca, altmışar günü aşmamak koşuluyla bir yılda iki kez ertelenebilir.”
“42/1997 sayılı yasanın 18’nci maddesine göre başka bir yasada aksine kural bulunup bulunmadığına bakılmaksızın İşveren, çalışanların bu yasa kuralları çerçevesinde grev haklarını engelleyemez.”
“İşveren, çalışanların çalıştırılmasını, bir sendikaya girmesi veya sendikadan çıkması, grev eylemine katılması veya katılmaması koşuluna bağlayamaz.”
“Bir çalışan, sendikaya üye olması veya kendisi veya her sendika yetkilisi fiili çalışma saatleri dışında veya işverenin onayı ile fiili çalışma saatleri içinde sendika faaliyetlerine katılmasından dolayı cezalandırılamaz.”
“grev hakkı Anayasa’nın ilgili maddesi uyarınca güvence altına alınmış olmakla beraber, söz konusu hakkın 42/1997 sayılı Yasa’nın 16’cı maddesinin 3’üncü fıkrası bir sınırlama getirmiştir.”
“Ancak grevi sınırlama veya erteleme yetkisinin sınırsız ve keyfi biçimde kullanılmasını kısıtlamıştır.”
İHALE YASASI SÜRECİNDE NELER YAŞANDI?
Bakanlar Kurulu Mart sonunda aldığı kararı Resmi Gazete’de yayımlatarak, Kamu İhale (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nda değişikliğe giderek özellikle su ve elektrik gibi enerji konularında ihalesiz sözleşme imzalama yetkisi istedi ve istenilen değişiklik Meclis gündemine geldi. İhalesiz alımın önü açıldı
Ülke genelinde 31 Mart’ta başlayan eylem ve grevler 4 Nisan Pazartesi günü zirve yaparak, gerilim hat safhaya ulaştı. Meclis Genel Kurulu’nda konuyla ilgili görüşmeler yapılırken, Meclis dışında da başta El-Sen üyeleri olmak üzere diğer bazı sendikalar ve onlarca kişi toplanarak protesto etti. Aynı zamanda ülke genelinde günler süren uzun süreli elektrikler kesildi ve eylemde olan çalışanlar arızalara müdahale etmedi.
Meclis’in 3 Nisan tarihli olağan bileşimi ile 6 Nisan tarihli olağanüstü toplantısında, El-Sen’e destek veren meclis çalışanlarının ek mesai yapmama eylemi nedeniyle Kamu İhale (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın görüşülmesi yarım kaldı.
11 Nisan’da yapılan 2. birleşimde Yasa Tasarısı oy çokluğuyla kabul edildi.
4 TUTUKLU…13 Nisan’da tasarı geri çekilene kadar iş yapmama eylemi yapan El-Sen üyelerinden iki kişi ise Mağusa’da mahkeme kararıyla tutuklandı. 14 Nisan gece saat 23.30 sıralarında, Kalecik’te faaliyet gösteren santrale girerek, Aksa’ya ait jeneratöre giden yakıt vanasını kapatıp santrali devre dışı bırakmak suçundan M.N.(E-38) ve M.K.(E-36) tutuklandı.Gündem kızıştı: AKSA’ya gizlice girmek isteyen 2 kişi tutuklandı
TEKNECİK’E GİRİLDİ
Arızalara bakmayacağını açıklayan E-Sen sürekli eylemlilik kararı aldı. Başbakanlığa bağlı Kıb-Tek yönetimi ise AKSA ile anlaşarak, teknik ekibin Teknecik’te arızalara müdahale etmesini sağladı ve 13 Nisan gecesi AKSA çalışanları Teknecik’e polis kontrolünde giriş yaptı. Sabah saatlerinde ise arızaları gidererek oradan ayrıldı.
MUTABAKATA VARILDI EYLEMLER SON BULDU
14. Nisan’da CTP Genel Merkezi’nde EL-sen ile birlikte 18 STÖ başkan ve temsilcisi mutabakata vardı ve uzlaşıya ayrılan metin gece yarısı Teknecik’te basın toplantısıyla okundu.
El-Sen açıklanana mutabakat sonucunda eylemleri sonlandırdı ve çalışanlar iş başı yaptı.
Hükümetin farklı üyeleri de AKSA ile Kıb-Tek santralları arasında kıyaslamalarda bulunarak, AKSA’nın enerjiyi daha ucuza ürettiğini sık sık açıklıyorlardı.
Başbakan Üstel elektrikle ilgili yaptığı açıklamada AKSA ile yeni bir sözleşme imzalanacağı anlamı çıkıyor.
17 Nisan’da 3. oylaması yapılan Tasarı Melis’ten 26 kabul 15 ret oyuyla geçti.
25 Nisan’da Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Ayrıca konunun Yüksek Mahkeme’ye taşınması büyük bir olasılık.
KAMU İHALE TasarıSI neyi değiştiriyor?
Kamu İhale (Değişilik) Yasa Tasarısı, doğrudan alım maddesindeki rakamları güncelleyerek KİT’lerin ve kendi özel yasalarıyla kurulmuş kamu tüzel kişilerinin faaliyetlerini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Tasarı, mevcut yatırım yapmış büyük şirketler ile temel ihtiyaç olan elektrik ve su teminiyle ilgili ivedi durumlarda veya ivedilik gerektiren olağanüstü hallerde mal ve hizmet alımını yapmasına engel teşkil eden maddelerde de düzenleme içeriyor. Tasarıyla, kamu menfaati gereği temel ihtiyaç olan su ve elektrik temini gibi ivedi durumlarda ihtiyaçların karşılaması noktasında ihale makamına yetki verilerek doğrudan alım yapılması sağlanacak.
Tasarı, esas yasanın 24’üncü maddesinin (1)’inci fıkrasının (A) bendini kaldırmak ve yerine yeni (A) bendi eklenmesini öngörüyor. Yeni bent şöyle:
“(A) Bu Yasa kapsamındaki idarelerin, tahmini değeri KDV hariç aylık brüt asgari ücretin 20 (Yirmi) katını aşmayan mal ve/veya hizmet alımları ile tahmini değeri KDV hariç aylık brüt asgari ücretin 30 (Otuz) katını aşmayan ve konu ile ilgili teknik daireler tarafından onaylanan yapım işleri.
Ancak bu yasanın 4’üncü maddesinin (1)’inci fıkrasının (C) bendi kapsamındaki ihale makamları tahmini değeri KDV hariç aylık brüt asgari ücretin 30 (otuz) katını aşmayan mal ve/veya hizmet alımları ile teknik daireler tarafından onaylanmış yapım işleri yapabilir.”
Tasarıdaki bir diğer değişiklikle esas yasanın 24’üncü maddesinin (1)’inci fıkrasının (C) bendi kaldırılarak yerine şu yeni (C) bendi ekleniyor:
“(C) Mevcut mal, ekipman, teknoloji veya hizmetlerle uyumun ve standardizasyonun sağlanması için zorunlu olan mal ve hizmetlerin, asıl sözleşmeye dayalı olarak düzenlenecek ve toplam süreleri 3 (üç) yılı geçmeyecek sözleşmelerle ilk alım yapılan gerçek veya tüzel kişiden yapılan alımlar.
Ancak, ihale makamı büyük miktarda yatırım yapılmış olan ve/veya büyük miktarda yatırım gerektiren, su ve elektrik temini ile ilgili büyük projeler için toplam süresi 20 (yirmi) yılı geçmeyecek sözleşmeler ile gerçek veya tüzel kişilerden alım yapabilir.”
Ayrıca Resmi Gazete’de yayımlanan 24 maddenin 2 maddesinde bulunan büyük miktarda yatırım yapan veya getiren cümlelerindeki muğlaklığı kaldırmak için bir sınır ekledi. Buna göre büyük yatırım olabilmesi için ”en az 50 Milyon Dolar” yatırım yapılması veya yapılmış olması gerekiyor.
