Larnaka’daki Agios Lazaros Kutsal Kilisesi’nde düzenlenen törende konuştu.
Haber Merkezi
Türk tarafında kalan topraklardaki kiliselerle ilgili 49 yıldır işlevsiz kaldığı yönündeki gözleme yanıt veren Hristodulidis “Bu, devam eden işgalin trajik bir sonucudur ve bunun için bizim tarafımızdan, defalarca söylediğim gibi. Göreve başladığımız ilk günden beri Crans Montana’da görüşmelere kaldıkları yerden devam edebilmek için belirli bir plan üzerinde çalışıyoruz. İşgalden hiçbir koşulda taviz vermediğimiz gibi mevcut statüko da Kıbrıs sorununun ve ülkemizin geleceğinin çözümü olamaz” dedi.
TÜRK TARAFINDAN CEVAP GEÇİKMEDİ: RİYAKARLIK
Dışişleri Bakanlığı, “Crans-Montana sürecinin çökmesinin baş mimarı olan Rum liderin, federal çözüme ulaşılması için gerçekleştirilen görüşmelerin Crans-Montana’da kaldığı yerden başlayacağını söylemesinin en basit ifadeyle riyakarlık” olduğunu kaydetti.
Dışişleri Bakanlığı, federasyon için son deneme olan sürecin akamete uğramasıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, devletinin egemen eşitliğinin tekrar tescilini öngören bir vizyon belirlediğini ifade ederek, “Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin belirlediği yeni politikasının değişmeyeceğini iyi bilen Rum liderin halkına gerçeği söylemesi gerekmektedir” dedi.
Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan basın açıklamasında, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Lideri Nikos Hristodulidis’in Kıbrıs konusuna ilişkin yaptığı açıklamalar değerlendirildi.
Nikos Hristodulidis, Şubat ayında yapılan seçimlerde 204 bin 633 ile geçerli oyun yüzde 51,92’sini alarak Cumhurbaşkanı seçildi.
“Her zamanki ve diğer geçmiş Rum liderler gibi, gerçekleri örtmeyi hedeflemektedir” denilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Önemli bir fırsat teşkil eden Crans-Montana sürecini sonuçsuz bırakmak için her türlü çabayı göstermekten geri durmayan Rum lider Hristodulidis’in, Kıbrıs konusundaki açıklamalarının kıymeti harbiyesi bulunmamaktadır. Sürecin çökmesinin baş mimarı olan Rum liderin, federal çözüme ulaşılması için gerçekleştirilen görüşmelerin Crans-Montana’da kaldığı yerden başlayacağını söylemesi en basit ifadeyle riyakarlıktır.
Mevcut statükonun devamını temin etmek ve Kıbrıs Türk Halkını izolasyon altında yaşamaya zorlamak maksadıyla Rum lider görüşme sürecini akamete uğratmıştır. Federasyon için son deneme olan sürecin akamete uğramasıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Devleti’nin egemen eşitliğinin tekrar tescilini öngören bir vizyon belirlemiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin belirlediği yeni politikasının değişmeyeceğini iyi bilen Rum liderin halkına gerçeği söylemesi gerekmektedir.
1963-74 yılları arasında Türk-İslam eserlerini bilerek ve isteyerek yıkan Rum tarafının lideri Hristodulidis ile Başpiskopos Yeorgios’un, dini bir ayini bile siyasi bir kürsüye çevirdiklerini üzülerek görmekteyiz. Rum kilisesinin papazlarına silah eğitimi verdiklerini bu vesileyle bir daha hatırlatmak isteriz. EOKA terör örgütünün kuruluş yıldönümünde, ‘Yunanistan, Kıbrıs, Enosis’ pankartı önünde, örgütü öven Rum liderin, Kıbrıs Türk Halkına karşı agresif bir silahlanma politikasını takip ettiğinin de altının çizilmesinde fayda görmekteyiz.”
CRANS MONTANA VE İKİ DEVLETLİLİĞE GİDEN SÜREÇ…
Haziran 1968’de Beyrut’ta başlayan ve 56 yılı geride bırakan müzakerelerin son ayağı İsviçre’nin Crans Montana kentinde 28 Haziran 2017’de gerçekleşti
Arşiv: Haziran 2017 İsviçre’nin Crans Montana kenti: Kıbrıslı Türk Mustafa Akıncı, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Rum lider Nicos Anastasiades
Garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin de katılımıyla yapılan konferansın üçüncü gününde Crans Montana’ya gelen BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, “toprak, siyasi eşitlik, mülkiyet, eşdeğer muamele ile güvenlik ve garantiler” üzerinde bir “paket anlayışı” önerisinde bulundu. İki taraf beş konu başlığında, garantör ülkeler ise güvenlik ve garantiler başlığındaki önerilerini sundu.
Rum tarafı ön şartlar ortaya koydu.
Kıbrıs Rum tarafının, gerek 5 başlıkta uzlaşmaya yanaşmaması gerekse çözümün uygulanmasının ilk gününden itibaren Ada’da “Sıfır asker – Sıfır garanti” tutumunu sürdürmesi nedeniyle Guterres, konferansın başarısızlıkla sonuçlandığını ilan etti.
Yunan (sağda), Türk (solda) ve İngiliz (sol 2.) Dışişleri bakanları ile BM genel sekreteri Antonio Guterres (sol 3.) ve Kıbrıslı Türk Lider Mustafa Akıncı (sağ 3) Rum Lider Nicos Anastasiadis (sol 2) 2017’de Crans Montana’da yapılan görüşme.
4. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıslı Rum Lider Nikos Anastasiadis’in maksimalist tutumuyla Crans Montana’da sonuç alınmasını engelleyenlerin başında geldiğini açıklamış ve bizim devrin son denemesi sözleriyle tepki göstermişti.
KKTC ve Türkiye, Crans Montana’da federasyon tezinin çöktüğünü ve başka bir seçeneğin konuşulması gerektiğini savunmaya başladı.
Ekim 2020’de Ersin Tatar’ın cumhurbaşkanı seçilmesiyle Kıbrıs müzakerelerinde bir fikir değişikliği yaşandı.
Arşiv: 27-29 Nisan 2021 İsviçre’nin Cenevre kenti – Türk lider Ersin Tatar, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Rum lider Nicos Anastasiades
Bu değişiklik, “Egemen eşitlik temelinde kurulacak, yan yana yaşayan iki devlet modeli” olarak lanse edildi.
Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ise Kıbrıs’ta konuşulacak tek çözüm modelinin, “Federasyon” modeli olduğunu savunmayı sürdürerek, BM kararlarına dayanmayan herhangi bir çözüm modelinin tartışılmasını reddediyor.
Arşiv: 27-29 Nisan 2021’de BM öncülüğünde İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılan, Kıbrıs’taki taraflar ve garantörlerin masada yer aldığı “5+1” formatındaki gayri resmi toplantıda da, resmi müzakerelerin başlaması yönünde yeterli zemin bulunamamıştı.