AB’nin Kıbrıs sorununa daha aktif müdahil olması önerisi bütün partilerden destek buldu, AB’nin Türkiye-AB ilişkileri üzerinden müdahil olmasına AKEL karşı çıktı, Türkiye’ye enerji konuları üzerinden teşvik sunulmasını önerdi.
Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in AB’yi Kıbrıs sorununa daha aktif müdahil etme inisiyatifi Ulusal Konsey toplantısında partilerden olumlu işaretler aldı.
AKEL’in AB’nin Türkiye’ye teşvik olabileceğine kuşkuyla yaklaşarak Ankara’yı ikna etmek için enerjinin ileri götürülmesi karşı önerisinde bulunduğu, Hristodulidis’in ve diğer partilerin buna karşı çıktığı bildirildi.
Rum medyası, Hristodulidis, Rum Yönetimi Başkanı olarak katıldığı ilk Ulusal Konsey toplantısında, AB’nin Kıbrıs sorununa daha aktif müdahil olması ve müzakerelerin başlamasına kendi yöntemiyle katkı koyması için harcadığı çabalara değindi.
Nikos Hristodulidis, Şubat’ta yapılan seçimde 204 bin 633 ile geçerli oyların yüzde 51,92’sini alarak seçimlerin galibi oldu.
Siyasi partiler, Hristodulidis’in çabasını destekler göründü ancak Türkiye’ye AB üzerinden verilebilecek teşvikler konusunda anlaşmazlıklar oldu. Hristodulidis, Türkiye-AB ilişkilerinin Türkiye’nin müzakere masasına dönmesi için teşvik olduğu kanaatini dile getirdi.
AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu buna karşı çıkarak, Türkiye-AB ilişkilerinin teşviki için, AB üyesi 27 ülkenin bir dizi kritik konuda hemfikir olması veya anlaşması gerektiğini savunan Hristodulidis’i, böyle bir durumda sorumluluğun üye devletlerde olacağını söyledi.
Stefanu, Türkiye’ye enerji üzerinden teşvik verilmesi önerisine karşı öneride bulunarak, Nikos Anastasiadis’in 2020’de sunduğu önerinin masada olduğunu yineledi. Hristodulidis ise enerji üzerinden teşvik verilmesinin zaman alacağına işaret ederek, karşı çıktı. Nikos Anastasiadis ise Hristodulidis’in bu çekincesine destek vererek “enerji teşvik olarak verilirse, Türkiye bu fırsatı kullanacak ve görüşme müzakerelerin özlü menfaati olmaksızın başka yönde hareket edecek” dedi.
2 Mart 2023 – AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu başkanlığındaki heyet, depremde hayatını kaybeden Kıbrıslı Türklerin defnedildiği Gazimağusa mezarlığını ziyaret etti.
Rum Sözcü Konstantinos Letimbiotis, konsey toplantısının ardından yaptığı açıklamada Hristodulidis’in Brüksel’de yaptığı temaslar ve çıkmazın kırılması, müzakerelerin yeniden başlaması ve Kıbrıs sorununun uzlaşılmış çerçeve zemininde çözülmesi çabalarına AB’nin daha aktif müdahil edilmesi önerisi hakkında bilgi verdiğini söyledi.
Letimbiotis, Hristodulidis’in bütün siyasi partilerden “bütün tarafların karşılıklı menfaati olacağı bir durum yaratılabilmesi ve çözüme ulaşılabilmesi için AB’nin BM’ye destek olacak şekilde daha aktif müdahil olması çabasına destek ve takviye” istediğini belirtti.
Arşiv: Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Rum lider Nikos Hristodulidis ilk kez ara bölgede gayriresmi olarak görüştü. 23 Şubat 2022
“Milli Güvenlik Konseyi”
Hristodulidis Mili Güvenlik Konseyi kurulmasındaki kararlılığını Ulusal Konsey toplantısında da dile getirdi.
Görevleri arasında Rum Ulusal Konseyi’nin işini daha çok takviye etmenin de olduğu bir Milli Savunma Konseyi kurulması fikrini kısaca ortaya koyan ancak detaylı anlatmaya zaman olmadığını söyleyen Hristodulidis, partilere, önümüzdeki günlerde kuruluş ve işleyişiyle ilgili genel çerçeveyi gönderme sözü verdi. “Bakanlar Kurulu kararı ile ilerleyeceğiz, ardından da Milli Güvenlik Konseyi kuruluş ve işleyiş yasa ve tüzükleri için meclisten geçecek” dedi.
Gazete, siyasi parti başkanlarının konsey toplantısı sonrasında yaptığı açıklamaları da aktardı.
Haberlere göre, DİSİ Başkanı, Meclis Başkanı Annita Dimitriu, partisinin, AB’nin –izin verilen noktalarda- Kıbrıs sorununa daha aktif müdahil olmasına olumlu yaklaştığını kaydetti. Dimitriu, toplantıda AB müdahiliyetinin şart olarak değil katalizör olarak işleyeceğinin net şekilde ortaya konulduğunu belirtti. AB’nin daha aktif rol almasına ve somut inisiyatiflere katıldıklarını kaydeden Dimitriu, kendilerinin de yardımcı olacaklarını ve her diplomatik imkanı ve her kürsüyü Türkiye’nin Kıbrıs’taki faaliyetlerini anlatmak için kullanacaklarını söyledi.
Türkiye’de yaşanan deprem sonrası AKEL Genel Merkezinde bayraklar yarıya indirilmişti.
“Durum ümitsiz, uluslararası unsurun Rum tarafını da sorumlu tuttuğu uzun soluklu çıkmaz”
AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu “Kıbrıs sorununda durum ümitsiz. Uluslararası unsurun Kıbrıs Rum tarafını da eşit şekilde sorumlu gördüğü, hiç olmadığı kadar uzun soluklu bir çıkmaz var” dedi. Çıkmazın kırılması ve müzakerelerin Crans Montana’da koptuğu yerden, müzakere kazanımlarını, Guterres Çerçevesi’ni koruyarak yeniden başlaması için somut ve nokta atışlı inisiyatifler almalarının şart olduğunu söyledi. Hristodulidis ve hükümetinin tutumu bu ise, Genel Sekreter ve Güvenlik Konseyi’nin de tezi bu olduğu için AKEL’in bunu selamladığını söyledi. Türk tarafının müzakere masasına dönmesi için dinamikler yaratılması gerektiği görüşüne de katıldıklarını kaydeden Stefanu, “Ortak ilgi alanlarını ve Türkiye için teşvikleri serbest bırakabilecek alanları saptamalıyız” dedi.
DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos, Hristodulidis’in inisiyatifini selamladı ve AB’nin bugünkü çıkmazın kaldırılmasında olumlu rol oynayabileceğini kaydetti. Papadoşulos, Türk tarafının işbirliği yapmayıp, bugünkü “uzlaşmazlığını” sürdürmesi durumunda, Türkiye’nin verimsiz tavrını değiştirmesi için benimsenmesi gereken muhtemel karşı teşviklerle ilgili alternatifleri incelemeleri gerektiğini anlattı.
EDEK adına konuşan Maria Vasiliadu, partisinin, Hristodulidis’in inisiyatifini desteklediğini belirterek EDEK’in müzakereler sırasında, mutlu sona ulaşmaması halinde Rum tarafına herhangi bir bedel veya sorumluluk yüklenmemesi için dikkatli adımlar atılmasını ve doğru ön hazırlık yapılmasını istediğini anlattı.
DİPA Başkanı Marios Karoyan, Türkiye’yi, KKTC’yi siyasi açıdan yükseltmeye ve yeni emrivakiler yapmaya çalışmakla suçladı. Karoyan, böyle bir dönemde çıkmazın kaldırılması, müzakerelerin yeniden başlaması ve “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin konumunun güçlendirilmesi çabalarına destek vereceklerini açıkladı.
ELAM Başkanı Hristos Hristu, partisinin Hristodulidis’in inisiyatifine iyi gözle baktığını söyledi. Ekologlar, AB’nin, BM’nin Kıbrıs sorunundaki rolünün yerine geçmediğini belirtti.
Eski Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis de Hristodulidis’in inisiyatifine, AB’nin Türkiye-AB ilişkileri açısından müdahil olmasının teşvik olabileceğini, müzakerelerin yeniden başlaması için harcanmakta olan birçok çabadaki farklı bir boyut olduğunu söyleyerek destek verdi.
CRANS MONTANA VE İKİ DEVLETLİLİĞE GİDEN SÜREÇ…
Haziran 1968’de Beyrut’ta başlayan ve 56 yılı geride bırakan müzakerelerin son ayağı İsviçre’nin Crans Montana kentinde 28 Haziran 2017’de gerçekleşti
Arşiv: Haziran 2017 İsviçre’nin Crans Montana kenti: Kıbrıslı Türk Mustafa Akıncı, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Rum lider Nicos Anastasiades
Garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin de katılımıyla yapılan konferansın üçüncü gününde Crans Montana’ya gelen BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, “toprak, siyasi eşitlik, mülkiyet, eşdeğer muamele ile güvenlik ve garantiler” üzerinde bir “paket anlayışı” önerisinde bulundu. İki taraf beş konu başlığında, garantör ülkeler ise güvenlik ve garantiler başlığındaki önerilerini sundu.
Rum tarafı ön şartlar ortaya koydu.
Kıbrıs Rum tarafının, gerek 5 başlıkta uzlaşmaya yanaşmaması gerekse çözümün uygulanmasının ilk gününden itibaren Ada’da “Sıfır asker – Sıfır garanti” tutumunu sürdürmesi nedeniyle Guterres, konferansın başarısızlıkla sonuçlandığını ilan etti.
Yunan (sağda), Türk (solda) ve İngiliz (sol 2.) Dışişleri bakanları ile BM genel sekreteri Antonio Guterres (sol 3.) ve Kıbrıslı Türk Lider Mustafa Akıncı (sağ 3) Rum Lider Nicos Anastasiadis (sol 2) 2017’de Crans Montana’da yapılan görüşme.
4. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıslı Rum Lider Nikos Anastasiadis’in maksimalist tutumuyla Crans Montana’da sonuç alınmasını engelleyenlerin başında geldiğini açıklamış ve bizim devrin son denemesi sözleriyle tepki göstermişti.
KKTC ve Türkiye, Crans Montana’da federasyon tezinin çöktüğünü ve başka bir seçeneğin konuşulması gerektiğini savunmaya başladı.
Ekim 2020’de Ersin Tatar’ın cumhurbaşkanı seçilmesiyle Kıbrıs müzakerelerinde bir fikir değişikliği yaşandı.
Arşiv: 27-29 Nisan 2021 İsviçre’nin Cenevre kenti – Türk lider Ersin Tatar, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Rum lider Nicos Anastasiades
Bu değişiklik, “Egemen eşitlik temelinde kurulacak, yan yana yaşayan iki devlet modeli” olarak lanse edildi.
Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ise Kıbrıs’ta konuşulacak tek çözüm modelinin, “Federasyon” modeli olduğunu savunmayı sürdürerek, BM kararlarına dayanmayan herhangi bir çözüm modelinin tartışılmasını reddediyor.
Arşiv: 27-29 Nisan 2021’de BM öncülüğünde İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılan, Kıbrıs’taki taraflar ve garantörlerin masada yer aldığı “5+1” formatındaki gayri resmi toplantıda da, resmi müzakerelerin başlaması yönünde yeterli zemin bulunamamıştı.