Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB), haziran ayına ait Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının ardından politika faizi açıkladı.
Yurt içi piyasaların yakından takip ettiği bu rakam, “bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı” olarak da tanımlanıyor.
Politika faizi yüzde 15’e çıkartılırken, karar metninde de faiz artışı sinyali verildi.
Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni kabineyi ve ekonomi yönetimini belirledi.
Eylül ayında açıklanması beklenen Orta Vadeli Program’la (OVP) birlikte yeni bir ekonomi politikası yürütüleceğinin sinyalleri verildi.
- Merkez Bankası son faiz artırımı kararını Mart 2021’de verdikten sonra yaptığı toplantılarda faizi yüzde 8,5’e kadar düşürmüştü.
Yeni dönemin ilk faiz kararı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Merkez Bankası’nın Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın koordineli olarak çalışarak enflasyonu tek haneye indireceklerini belirtmesi ve birlikte atılacak adımların kabullenilmesi piyasalarda faiz artışı beklentisi doğurmuştu.

Kurul Hafize Gaye Erkan’ın başkanlığında toplandı
TCMB Başkanlığına en genç ve ilk kadın başkanı olan Erkan’ın gelmesi ile birlikte bu politikanın ilk adımlarından biri de bugün açıklanan politika faiz oranı oldu.
Karar metni şöyle:
“Parasal sıkılaştırma süreci başladı”
Kurul, dezenflasyonun en kısa sürede tesisi, enflasyon beklentilerinin çıpalanması, fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın kontrol altına alınması için parasal sıkılaştırma sürecinin başlamasına karar vermiştir.
Küresel ekonomide enflasyon düşerken, halen uzun dönem ortalamalarının çok üzerinde seyretmektedir. Bu nedenle, bütün dünyada merkez bankaları enflasyonu düşürmeye yönelik tedbirler almaktadır.
Ülkemizde, yakın döneme ilişkin göstergeler enflasyonun ana eğiliminde yükselişe işaret etmektedir. Bu gelişmede yurtiçi talepteki güçlü seyir, maliyet yönlü baskılar ve hizmet enflasyonundaki katılık belirleyici olmuştur. Kurul, bu unsurlara ek olarak fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın enflasyon üzerinde ilave olumsuz etki yapacağını öngörmektedir.
Kurul politika faizini enflasyonun ana eğiliminin gerilemesini ve orta vadede yüzde 5 hedefine ulaşmasını sağlayacak parasal ve finansal koşulları oluşturacak şekilde belirleyecektir. Enflasyon görünümünde belirgin iyileşme sağlanana kadar parasal sıkılaştırma gerektiği zamanda ve gerektiği ölçüde kademeli olarak güçlendirilecektir. Enflasyon ve enflasyon eğilimine ilişkin göstergeler yakından takip edilecek ve TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanmaya devam edecektir.
Parasal sıkılaştırma sürecinin başlaması ile para politikasının etkinliği artacaktır. Bununla birlikte, fiyat istikrarının sürekliliğini sağlamak hedefiyle, TCMB cari dengeyi iyileştirecek stratejik yatırımları desteklemeye devam edecektir.
Kurul, mevcut mikro- ve makroihtiyati çerçeveyi, piyasa mekanizmalarının işlevselliğini artıracak ve makro finansal istikrarı güçlendirecek şekilde sadeleştirecektir. Sadeleşme süreci, etki analizleri yapılarak kademeli olacaktır.
Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede almaya devam edecektir.
Faiz kararı sıcağı sıcağına değerlendirildi
Merkez Bankası’nın faiz artırımın ardından Ensonhaber Youtube kanalında sıcağı sıcağına yeni karar değerlendirildi.
Gündem Özel programının konuğu olan Ekonomist Evren Bolgün alınan karar sonrası piyasaların tepkisini ve ilerleyen süreçte nasıl bir yol izlenebileceğini yorumladı.
ŞİMŞEK AÇIKLAMA YAPTI
Bu adımın ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Twitter hesabından açıklamalarda bulundu.
“İstikrar, Güven, Sürdürülebilirlik…”
Yeni dönemin temel felsefesini 3 kavrama dayandıran Şimşek, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye Yüzyılı’nın temel felsefesi üç kavramla somutlaşmıştır: İstikrar, Güven, Sürdürülebilirlik…
Önümüzdeki dönemde izleyeceğimiz ekonomi politikamız da bu kavramlar ekseninde şekillenecek, 85 milyon vatandaşımızın ve gelecek nesillerimizin huzur ve güven içinde daha müreffeh yaşamasını sağlamayı, bireylerin ve bir bütün olarak toplumun mutluluğa ulaşmasına imkan tanıyacak ekonomik çevreyi inşa etmeyi temel vizyon edinecektir.
Refah ve kalkınma için sürdürülebilir büyüme vazgeçilmez önkoşuldur. Sürdürülebilir büyüme bir yandan yatırımlar ve istihdam artışı diğer yandan da verimlilik artışı ile sağlanır. Yatırım ve istihdam kararları için en önemli belirleyici etken öngörülebilirliktir.
Finansman koşulları çok elverişli de olsa, karlılık çok cazip de görünse öngörülebilirlik olmadan kalıcı yatırım ve istihdam artışı sağlamak mümkün değildir. Öngörülebilirliği sağlayacak olan ise güvendir. Güven, ancak kurala göre politikalar uygulanarak temin edilebilir.

“Kurala dayalı para politikası”
– Fiyat istikrarına odaklanan ve finansal istikrarı gözeten kurala dayalı para politikası,
– Kamu kesimi mali dengesinde istikrarlı bir yapıyı ve sürdürülebilir bütçe finansmanını hedefleyen kurala dayalı öngörülebilir maliye politikası,
– Piyasa ekonomisi, serbest kambiyo rejimi, dışa açık ekonomi ilkelerine dayalı politika çerçevesi,
Türkiye’ye çok ciddi miktarda sermaye akımı sağlayacaktır. Bu ise yatırımların ve üretimin finansmanını çok daha kolay hale getirecek, Türk Lirasının yeniden istikrar kazanmasını, güvenilir bir para birimi haline gelmesini sağlayacaktır.
“Teşebbüs hürriyeti, piyasa ekonomisi, serbest kambiyo rejimi…”
Paramızın istikrarlı ve güvenli olması, dolarizasyon belasından kurtulmak için en etkili çözümdür.
2002 yılından beri iktidarda olan hükümetlerimizin hükümet programlarındaki ekonomi politikalarında yer aldığı ve en son seçim beyannamemizde de ifade edildiği üzere ekonomi felsefemizin temeli; teşebbüs hürriyeti, piyasa ekonomisi, dışa açık serbest kambiyo rejimi, dalgalı kur sistemi ve enflasyon hedeflemesi modeli ilkeleri tarafından belirlenen çerçeveye dayanmaktadır. Bugün Merkez Bankası’nın aldığı kararı bu çerçevede değerlendirmek gerek.”
