Maliye eski Bakanı Serdar Denktaş, hükümetin açıkladığı deprem kesintileri konusunda eleştirilerde bulunarak, maaş kesintisi konusunun mahkemeye taşınması halinde Anayasa’ya aykırı olacağını söyledi.
Maliye eski Bakanı Serdar Denktaş, Kuzey Kıbrıs TV’de Kaptanın Günlüğü programında gündeme yansıyan konularla ilgili açıklamalarda bulundu. Deprem kesintilerinde hükümetin maaşlardan yapacağını açıkladığı kısmı eleştiren Denktaş, maaşlardan kesinti yapacağız dediler, biz kesiyoruz kesilmesini istemeyenler müracaatta bulunsunlar gibi bir yaklaşımın tamam olmadığını ifade etti. Denktaş, “Maaşımdan kesinti yapabilirsin diye paranın sahibi izin verebilir ama ben kesiyorum itirazın varsa söyle kesmeyeyim, doğru bir yaklaşım değil. Biri mahkemeye götürse Anayasa’ya da aykırı olacak” dedi.
“YÜKSEK OLAN KREDİ FAİZLERİ DAHA DA YÜKSELECEK”
Mevduat faizlerinden yapılacak kesinti noktasına da değinen Serdar Denktaş, “Mevduatlardan kesinti yapacağız diyorlar mantık derki bu faiz kesintilerini nasıl yapacaklar. Bankanın mevduatlara ödediği Merkez Bankası’na bildirdiği toplam faiz oranı içerisinden bir bölümü alacaklar diye düşünüyorum. Çünkü hükümetlerin, bireysel hesaplara girme hakkı ve yetkisi yoktur. Mahkeme kararı olmaksızın bireyin ne kadar parası var diye bakamaz. O nedenle toplu ödenecek paradan kesecek diye düşünüyorum. Böyle bir yaklaşıma girdiğinde banka bunu, nasıl olsa bizim verdiğimiz paradır müşteriye, ha müşteriye vermişim ha hükümete vermişim diye düşünmez. O kadarlık rakamı da kredi faizlerinin üzerine bindirir. Kredi faizleri yükselir. Zaten yüksek olan faizler daha da yükselir. Bunun çarşıya etkisi nedir. Para arzının azalması, nakit akışının yavaşlaması. Onun getirisi nedir, hükümet gelirlerinin düşmesi. Bütün bunlar maalesef hayat pahalılığını arttıran, insanımızn yaşam düzeyini aşağıya çeken ve Haziran ayından sonra da kamuya daha fazla yük olarak binecek yaklaşımlar. Bir kararı alırken hep ne kadar para, gelir elde ederim kamuyu düşünürken bunun getirisi ve götürüsü ne olacak? Bu piyasaya nasıl yansıyacak? Hukuka uygun mu? Anayasa’ya uygun mu? Bu düşünce yok. Bu yaklaşımlarla devam ettiğimiz sürece maalesef çok iyi günlerimizi yaşamakta olduğumuzu düşünmeye başlıyorum. Daha da kötüye gidecek bir yol görüyorum önümde üzülüyorum açıkçası”

“ÜLKEDE SADECE DEVLET MEMURLARI DEĞİL BAŞKALARI DA YAŞIYOR”
Serdar Denktaş, yaşanan ekonomik sıkıntıların vatandaşı nasıl etkilediği konusunda da, ülkede sadece devlet memurlarının değil başkalarının da yaşadığını belirterek, yaşanan sıkıntıların bundan kaynaklandığını söyledi. Denktaş, “Asgari ücretin artması, hayat pahalılığının ödenmesi bunlar artık bir kısır döngüye girdi. Devlet çalışanına her bir artış verdiğinizde piyasada ki pahalılıkta artıyor. Bu ülkede sadece devlet memurlarının değil başkalarının da yaşadığını düşünürsek ortaya çıkan manzara hırsızlıkların çoğalması, sosyal rahatsızlıkların artması ekonominin bu şekilde olmasından dolayıdır” dedi.
“ORTA VE UZUN VADELİ PLANLAR BİZİM TARAFIMIZDAN YAPILMALI”
Ülke ekonomisinin iyileştirilmesi için neler yapılması gerektiği konusunda konuşan Denktaş, “Hükümetlerin bugün yapması gerekenin tüm sivil toplumu da kapsayacak şekilde oturup bu iş böyle yürümezin konuşulması gerekmektedir. Evet TL. kullanmak durumundayız çünkü başka kapımız yok. Ne yapmalıyız ki, hayatımızın yaşam seviyesini önce alışık olduğumuz eski seviyeye getirelim ve ondan sonra da daha yükseğe çıkaralım. Ne yapılmalı diye oturup kendi içimizde orta ve uzun vadeli planları bizim yapmamız lazım. Bize anakaradan birşeyler söyleniyor. Çünkü gidişatın iyi ve doğru olmadığını onlar da görüyor. Fakat getirilen öneriler ada insanının alışkanlıklarına uygun değil. Bunu anlayıp, anlatacak bir ekip te olmayınca yönetimde işler sarpa sarmaya başlıyor.”

“RUM TARAFI GEREKSİZ HAREKETLERDEN VAZGEÇMEYİ ÖĞRENMELİ”
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a İngiltere’de yapılan protestoyu yorumlayan Denktaş, geçmiş olsun dileğinde bulunarak, Rum tarafına bir hatırlatma da bulundu. Denktaş, “Bizde hükümet veya otorite bir şey söylediğinde biz tam tersini yaparız. Fakat Güney’de öyle değil, Ulusal Konsey’den yani otoriteden bir ses çıktığı anda ona uymaya yöneliyor insanlar, Sivil Toplum Örgütleri de buna dahil. İngiltere’de yaşamakta olan Kıbrıslı Rumlar zaman zaman 20 Temmuz, 15 Kasım günlerinde özellikle çıkıp bu protestoları yapıyorlar. Bu saldırgan tavırları küçük zümrelerdir, bakmayın desek bile hoş değil. Hiç bir zaman oluşamayan o güven ortamını bombardıman ederek daha da zedeliyor. Dolayısıyla bir işe yaradığı yok. Geçmiş olsun demek lazım tabii. Rum tarafına da hatırlatmak lazım ki, bu ada üzerinde ki komşuları bizleriz. Bugün o komşuların değişmesini tavır değişikliğine de girmesini istemiyorlarsa, bu tür gereksiz hareketlerden vazgeçmeyi süratle öğrenmelidirler. Başka çareleri yok” dedi.
“KAMU HARCAMASINI GEREKSİZ ŞİŞİRECEK BİR YÖNTEM İZLENİYOR”
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın gezileri, Meclis Başkanı ve hükümet ortaklarının izaz ikram kalemleri, akaryakıt harcamaları noktasında, deprem kesintilerinin de gündeme getirilmesi konusunu değerlendiren Denktaş şöyle konuştu, “İzaz ikram kalemleri olmalı mıdır evet olmalıdır. Böylesi bir zamanda kesintileri düşünürken, diğer taraftan hiçbir şey yokmuş gibi harcamaların devam etmesi doğru mu hayır değil. Bir kere alınan kararlara bakıldığında şu anda kamunun harcamasının çok daha yukarıya çıkmasını gerektirecek, gereksiz şişirecek bir yöntem izliyorlar.”
