Kamu İhale Yasası’nda yapılmak istenilen değişiklik ülke gündemini meşgul etmeye devam ediyor.
Haber Merkezi
UBP-DP-YDP Koalisyon hükümeti, 50 milyon dolardan fazla işleri bile ihalesiz olarak 20 yıllığına imzalama yetkisi için Kamu İhale Yasası’nda yapmak istediği değişiklik kararından çıkan gerilime rağmen geri adım atmadı.
Tasarı, 3. oylamasında 26 kabul, 15 ret oyu ile Meclis’te onaylandı.
Tasarı’nın yürürlüğe girmesi için Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın imzalaması beklenecek.
Ayrıca CTP Genel Sekreteri Asım Akansoy Anayasa Mahkemesi’ne götüreceklerini açıkladı
MUHALEFET ‘ANA MUHALEFETE’ KARŞI TEPKİLİ
Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) çağrısıyla 18 örgütün başkan ve temsilcisi dün Parti Genel Merkezinde yaptığı toplantı sonrası mutabakat metni imzalandı ve gece saat 22.00’da açıklanan metne göre El-Sen eylemi bırakarak ve iş başı yaptı.
Teknecik gerilimi son buldu: Mutabakat metninde ne var?
Mutabakat metni imzalamasına diğer muhalefet partileri tepki gösterdi.
Halkın Partisi, Toplumcu Demokrasi Partisi, Sol Hareket ise bu duruma tepki göstererek CTP’yi suçladı.
Ayrıca toplantının yapıldığı anda Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Fevzioğlu’nun CTP Genel Merkezi’ni aradığı yönünde iddialar öne sürüldü.
CTP Genel Başkanı Erhürman nu iddiaları yine yalanladı ve ispat etmeye çağırdı
Erhürman: diğer muhalefetle ilgili konuşmayız

CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman katıldığı bir programda hem diğer muhalefet partilerin tutumu hakkında konuştu hem de Fevzioğlu ile görüşüldüğü iddiasına değindi.
18 örgütün bir araya geldiği ve Enerjide Ortak Vizyon metninin ortaya çıktığı toplantıyla ilgili eleştirilere de yanıt veren Erhürman, “Bir siyasi parti bizimle enerjiyle ilgili görüşmek istedi de biz mi hayır dedik? Kim görüşmek isterse kabul ederiz. Biz iş birliği yapma ihtimalimiz olan hiç kimseyle ilgili tek laf etmeyiz. Partilere saygı duymak seçmenlere saygı duymaktır. Onun dışında meclis dışı meclis içi, muhalefette olan partilerle ilgili hiçbir şey söylemem. Biz onlarla ilgili konuşmayı doğru bulmayız” diye konuştu.
“İspat edin”
Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu’nun CTP’yi aradığı iddialarını da yanıtlayan Erhürman, “Hiçbir şekilde Sayın Büyükelçi’nin bizi araması söz konusu bile değil” dedi. Erhürman, “Herkes, kimse haber kaynağı, bir daha sorgulasın. Bu iddiayı devam ettirecek biri varsa, ispat etsin. Bunu devam ettirecekseniz, ispatla mükellefsiniz” dedi. “Enerjide Ortak Vizyon” metniyle ilgili gelen eleştiriler hakkında konuşan Erhürman, “18 örgütle ilgili, samimi söylüyorum. CTP 1970’te kuruldu. Bu örgütlerin içinde kuruluşları 1970’ten önce olanlar var. KTMMOB bu ülkenin en geniş üye tabanına sahip olan örgütlerinden biridir. Bu 18 örgüt bir araya gelecek de oradan çıkacak kararı CTP mi belirledi? O örgütlere hakaret değil mi bu?” diye sordu. CTP iktidara geldiğinde, bir sözleşmenin ülkenin arz güvenliğinin, çevreci ve ucuz enerji kullanımının önünde engel teşkil etmesi durumunda feshedeceklerinin altını çizen Erhürman, “Girdi maliyetlerinin en temel unsuru enerjidir. Bugün dünyada enerji savaşları yaşanıyor” ifadelerini kullandı.
TDP GENEL BAŞKANI MİNE ATLI CTP’NİN MECLİS’TEN ÇEKİLMESİNİ İSTEDİ

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Mine Atlı, 18 Nisan’da yaptığı açıklamada, AKSA’ya özel hazırlanan ve bugünkü Meclis Genel Kurulu’nda hükümetin oylarıyla geçen Kamu İhale (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nı, kukla hükümetin kısa süreli boş zaferi” olarak yorumladı, mücadeleye devam mesajı verdi.
Atlı, “Biz biliyoruz ki; genel grev ve Meclis boykotu gibi kararların alınması halinde, EL-SEN mücadelesine devam edecek ve bu ateş Meclis’i de tutuşturup yasanın geçmesini engelleyecekti. Ancak bu bilinçli olarak tercih edilmedi, parlayan alev söndürüldü. Peşkeş ve teslimiyete karşı mücadelemiz sürecek. Halkımızın ruhundaki o direniş gücünü yeniden canlandıracağız” dedi.
ATLI CTP’Yİ TESLİMİYETÇİLİKLE SUÇLADI
Mine Atlı 14 Nisan’da yaptığı diğer açıklamasında da, Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) El-sen’e “Grevi sonlandır” önerisi yaptığını söyledi, mücadeleyi büyütmek yerine söndürmeye çalıştığını öne sürerek CTP’yi teslimiyetçilikle suçlamış ve tutumuna sert çıkmıştı.
SOL HAREKET: CTP’NİN OLUŞTURDU METİN BOŞ METİNDİR

Sol Hareket Genel Sekreteri Abdullah Korkmazhan 15 Nisan’da yaptığı açıklasında, Kamu İhale Yasası’nda yapılması istenen değişiklik sonrası CTP’nin tutumunu eleştiren açıklama yaptı.
Korkmazhan, Hükümetin ve AKSA’nın tüm çabalarına karşın, EL-SEN’in başlattığı mücadelenin sonuç alma noktasına geldiği bir nokta genel grev ve Meclis boykotu ile en geniş toplumsal muhalefeti oluşturarak mücadeleyi büyütmek yerine mücadelenin berhava edildiğini savundu.
Korkmazhan, “CTP liderliğinin mücadelenin en kritik noktasında, ‘Ortak Akıl’ ile oluşturulduğunu söylediği kamuoyuyla paylaşılan 4 maddelik metin, hiçbir şey hedeflemeyen, boş bir metindir” dedi.
CTP’yi eleştiren Korkmazhan, “Şimdi ne yapacaksınız. Pazartesi kürsü muhalefeti ile yasanın geçmesini mi izleyeceksiniz” diye sordu.
Sol Hareket 14 Nisan’da Teknecik önünde Başbakan Ünal Üstel’e rüşvetle alakalı sorular sormuştu.
ÖZERSAY ERHÜRMAN’IN STRATEJİSİNİ TİYE ALDI

Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay CTP ile birlikte 18 örgütün ortak mutabakat metni imzalamasını değerlendirdi.
İsim vermeden CTP ile Genel Başkan Tufan Erhürman’ı hedef alan Kudret Özersay, bu şekilde muhalefet yaparak mücadele edilmeyeceğini ima etti.
Özersay, ”Ne kadar da “yaratıcı” bir strateji değil mi? Ne kadar da mücadeleci ve muhalif bir duruş! değil mi? Hayırlı olsun.” dedi.
Özersay CTP’yi tiye aldı: Ne kadar da muhalif bir duruş değil mi?
İHALE YASASI SÜRECİNDE NELER YAŞANDI?
Bakanlar Kurulu Mart sonunda aldığı kararı Resmi Gazete’de yayımlatarak, Kamu İhale (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nda değişikliğe giderek özellikle su ve elektrik gibi enerji konularında ihalesiz sözleşme imzalama yetkisi istedi ve istenilen değişiklik Meclis gündemine geldi. İhalesiz alımın önü açıldı
Ülke genelinde 31 Mart’ta başlayan eylem ve grevler 4 Nisan Pazartesi günü zirve yaparak, gerilim hat safhaya ulaştı. Meclis Genel Kurulu’nda konuyla ilgili görüşmeler yapılırken, Meclis dışında da başta El-Sen üyeleri olmak üzere diğer bazı sendikalar ve onlarca kişi toplanarak protesto etti. Aynı zamanda ülke genelinde günler süren uzun süreli elektrikler kesildi ve eylemde olan çalışanlar arızalara müdahale etmedi.
Meclis’in 3 Nisan tarihli olağan bileşimi ile 6 Nisan tarihli olağanüstü toplantısında, El-Sen’e destek veren meclis çalışanlarının ek mesai yapmama eylemi nedeniyle Kamu İhale (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın görüşülmesi yarım kaldı.
11 Nisan’da yapılan 2. birleşimde Yasa Tasarısı oy çokluğuyla kabul edildi.
4 TUTUKLU…13 Nisan’da tasarı geri çekilene kadar iş yapmama eylemi yapan El-Sen üyelerinden iki kişi ise Mağusa’da mahkeme kararıyla tutuklandı. 14 Nisan gece saat 23.30 sıralarında, Kalecik’te faaliyet gösteren santrale girerek, Aksa’ya ait jeneratöre giden yakıt vanasını kapatıp santrali devre dışı bırakmak suçundan M.N.(E-38) ve M.K.(E-36) tutuklandı.Gündem kızıştı: AKSA’ya gizlice girmek isteyen 2 kişi tutuklandı
TEKNECİK’E GİRİLDİ
Arızalara bakmayacağını açıklayan E-Sen sürekli eylemlilik kararı aldı. Başbakanlığa bağlı Kıb-Tek yönetimi ise AKSA ile anlaşarak, teknik ekibin Teknecik’te arızalara müdahale etmesini sağladı ve 13 Nisan gecesi AKSA çalışanları Teknecik’e polis kontrolünde giriş yaptı. Sabah saatlerinde ise arızaları gidererek oradan ayrıldı.
MUTABAKATA VARILDI EYLEMLER SON BULDU
14. Nisan’da CTP Genel Merkezi’nde EL-sen ile birlikte 18 STÖ başkan ve temsilcisi mutabakata vardı ve uzlaşıya ayrılan metin gece yarısı Teknecik’te basın toplantısıyla okundu.
El-Sen açıklanana mutabakat sonucunda eylemleri sonlandırdı ve çalışanlar iş başı yaptı.
Hükümetin farklı üyeleri de AKSA ile Kıb-Tek santralları arasında kıyaslamalarda bulunarak, AKSA’nın enerjiyi daha ucuza ürettiğini sık sık açıklıyorlardı.
Başbakan Üstel elektrikle ilgili yaptığı açıklamada AKSA ile yeni bir sözleşme imzalanacağı anlamı çıkıyor.
17 Nisan’da 3. oylaması yapılan Tasarı Melis’ten 26 kabul 15 ret oyuyla geçti.
25 Nisan’da Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Ayrıca konunun Yüksek Mahkeme’ye taşınması büyük bir olasılık.
