Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda oy çokluğu ile kabul edilen Ceza Muhakemeleri Usulü (Değişiklik) Yasası, özellikle masumiyet karinesi ve yargı sürecine ilişkin haberlerin sınırları konusunda yeni düzenlemeler içeriyor.
Yasa ile birlikte bir yandan yargı süreçlerinin hızlandırılması ve düzenlenmesi hedeflenirken, diğer yandan basın özgürlüğü, haber yapma sınırları ve masumiyet karinesinin yorumlanışı konusunda ciddi bir tartışma ortaya çıktı.
Basın örgütleri ve muhalefet düzenlemeyi eleştirirken, hükümet yargı sisteminin güçlendirildiğini savunuyor.
YASANIN GETİRDİĞİ TEMEL DEĞİŞİKLİKLER
Yapılan değişikliklerle birlikte:
- Devam eden ceza davalarında tanıklık ve delil sunum süreçlerinin daha düzenli ve hızlı yürütülmesi hedefleniyor
- İlk soruşturma (ilk tahkikat) usulü kaldırılarak davaların erken aşamada ilerlemesi amaçlanıyor
- Teminatla serbest bırakılan zanlılara ilişkin süre sınırları yeniden düzenleniyor
- Yargılamaların makul sürede tamamlanması için süreçlerin hızlandırılması öngörülüyor
MASUMİYET KARİNESİ VE YAYIN YASAĞI TARTIŞMASI
Yasanın en çok tartışılan kısmı, masumiyet karinesi kapsamında yapılan düzenleme oldu.
Yeni düzenleme, yargı süreci devam eden dosyalarda:
- Kişilerin suçlu ilan edilecek şekilde haber yapılmasına karşı hapis veya para cezası gibi yaptırımlar geliyor.
- Açık isim, fotoğraf ve suçlayıcı nitelikte içerik kullanımı yasaklanıyor.
Basın örgütleri, bu düzenlemenin gazeteciler için hapis veya para cezası riski doğurabileceğini savunuyor.
Yasa ile birlikte kamuya mal olmuş kişilerle ilgili haberlerde basın üzerinde yaptırımın olacağı yönünde kaygılar artıyor.
BASIN-SEN: GAZETECİLİK SUÇ HALİNE GETİRİLİYOR
Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen), düzenlemenin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına aykırı olduğunu savunarak, gazetecilerin mahkeme haberleri nedeniyle cezai risk altına sokulduğunu belirtti.
Sendika, özellikle yolsuzluk ve kamuya mal olmuş kişilerle ilgili haberlerde kısıtlama getirilmesinin “halkın haber alma hakkını zedelediğini” ifade etti.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını hatırlatan Basın-Sen toplumu ilgilendiren davaların, özellikle de kamuya mal olmuş, tanınmış kişilerin yargılandığı süreçlerin haber yapılması kamu yararına ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu hatırlattı.
Sendika, ‘‘yasalaşan bu madde ile basın emekçilerinin, yolsuzluk, usulsüzlük veya rüşvet gibi olaylara karışmış bir üst düzey bürokratın, siyasetçinin, bakanın veya topluma mal olmuş bir kişinin yargılanması ile ilgili haber fotoğraflarının kullanılması veya açık isminin belirtilmesi hapis veya para cezası olan bir suç haline getirilmiştir.” ifadelerini kullandı.
GAZETECİLER BİRLİĞİ’NDEN ”PAYLAŞIN” ÇAĞRISI
Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği ise yaptığı açıklamada ”kamu görevlileri, siyasetçiler ya da toplumda bilinirliği olan kişilere ilişkin yargı süreçlerinde isim ve fotoğraf kullanımının suç sayılması; masumiyet karinesinin korunması değil, bu ilkenin istismar edilmesi” olduğuna dikkat çekti.
Açıklamada asıl amacın, kamuoyunun bilgiye erişimini sınırlamak ve toplumsal denetimi ortadan kaldırmak olduğu vurgulandı.
Gazeteciler Birliği açıklamasında ”Anayasa’ya ve evrensel hukuk ilkelerine aykırı olan bu düzenlemeyi tanımıyoruz. Üyelerimizi de, kamu yararının söz konusu olduğu durumlarda, özellikle tanınmış kişilerle ilgili haberlerde isim ve fotoğraf kullanmaktan çekinmemeye çağırıyoruz.” ifadelerini kullandı.
CTP’DEN ELEŞTİRİLER VE FARKLI ÖNERİLER
CTP Milletvekili Sami Özuslu, masumiyet karinesinin “mahkeme kararı kesinleşene kadar suçsuzluk ilkesi” olduğunu vurgulayarak korunması gerektiğini söyledi. Ancak kamuya mal olmuş kişiler için ayrı bir düzenleme yapılması gerektiğini savundu.
CTP Milletvekili Ürün Solyalı ise, kamu görevlilerinin yargı süreçlerinde isim ve görüntü kullanımına getirilen kısıtlamaların kaldırılması yönünde öneri sundu ancak bu öneri oy çokluğuyla reddedildi.
İKTİDAR: AMAÇ YARGIYI GÜÇLENDİRMEK
UBP Milletvekili Alişan Şan, düzenlemenin uzun süredir değişmeyen yargı yasalarını güncellemek amacı taşıdığını ve “devrim niteliğinde” olduğunu söyledi. Yetkililer, değişikliklerin yargılamaları hızlandıracağını ve delil güvenilirliğini artıracağını belirtti.
